13 Mayıs 2020 En İyi İftar Menüsü ( Gül Tatlısı )

Ramazan’ın 20. Gününde iftar tarifi olarak Gül tatlısı, sahurda Kuymak var. Sohbet konumuz ise İlm-i Siyaset  olacak. Gelin iftar menümüze bir bakalım.

20.Gün İftar Menüsü

Buğday çorbası

Zeytinyağlı Sultan Kayığı

Kıymalı makarna

Yoğurt

Gül Tatlısı

Gül Tatlısı Tarifi

Gül Tatlısı
Gül tatlısı

Malzemeler

1 su bardağı yoğurt

250 gram tereyağı ya da margarin

1 bardak irmik

1 bardak sıvıyağ

2 adet kabartma tozu

5 bardak un

2 paket vanilya

5 su bardağı toz şeker

5 bardak su

½ kaşık limon suyu

Hazırlanması ve Sunumu

gül tatlısı
Gül Tatlısı

Gül tatlısı yapımına ilk olarak su ve şekeri karıştırmadan bir tencereye koyarak başlamaktayız. Ocakta kaynayana kadar yüksek ateşte kaynadıktan sonra 20 dakika kısık ateşte pişiriyoruz. İndirmemize 5 dakika kala limon suyunu eklemeyi unutmuyoruz. Şerbetimizin yapılıp soğutulması gerekiyor. Bu nedenle önceden hazırlanması gerekiyor.

Hamuru hazırlamaya önce sıvılarla başlıyoruz. Tüm sıvıların hepsini sırayla yoğurma kabına aldıktan sonra irmiği de ekleyerek kaşıkla karıştırıyoruz. Unu ve kabartma tozunu ekleyerek elimizle yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğurmaya devam ediyoruz.

Hamuru merdane ile fazla kalın olmayan şekilde açıyoruz. Bardakla yuvarlaklar kestiğimiz hamurdan elde ettiğimiz 3 daireyi yarısından birbirinin üzerine binecek şekilde koyarak rulo yapıyoruz. Bıçakla bu ruloyu ortadan ikiye keserek iki adet gül elde ediyoruz.

Bu gülleri hazırlayıp tepsiye koyarak dondurabilir sonrasında yapacağınız zaman kullanabilirsiniz.

Tepsiye dizdiğimiz gülleri önceden ısıtılmış 150 derece fırında 35 dakika ya da üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Güllerimiz fırından çıkar çıkmaz 2 dakika içinde soğumuş olan şerbeti üzerine döküyoruz. Güllerimiz şerbeti çektikçe açılacaktır. Açılan güllerin ortasına ben çilek ve ya badem koyuyorum şahane bir görüntü oluyor tavsiye ederim. Afiyet olsun!

Sahur Tarifimiz Kuymak

Sahur tarifimiz olan kuymak bir Karadeniz lezzetidir. Sadece 3 malzeme ile yapılan bu nefis lezzet ekmek yeme konusunda kendinizi durduramayacağınız bir yemektir. Baştan söyleyelim.

Malzemeler

250 gram dil peyniri

100 gram tereyağı

3 -4 yemek kaşığı mısır unu

Su

Hazırlanması ve Sunumu

kuymak
Kuymak

Kuymak için ilk olarak tereyağında mısır unumuzu kavurmamız gerekmektedir. Ama ondan önce peyniri küp şeklinde doğramalı ya da rende yapmalısınız.

Mısır unu kavrulduktan sonra suyunu veriyoruz. Genelde bu ölçüye 1 buçuk 2 bardak su yeterli olmaktadır. Ama baktınız çok koyu oldu suyunu artırabilirsiniz. Ama un koymayın çünkü kaynadıkça mısır unu şişecek ve kıvamı koyulaşacaktır. Suyu kaynadıktan sonra peynirini ve tuzunu ilave edebilirsiniz. Peynir eridikten hemen sonra sofraya getirilmelidir. Sıcak sıcak yenmesi peynirin uzaması için gereklidir. Soğudukça peynir sertleşir ve uzama vasfını kaybeder. O nedenle soğumadan bitirmenizi tavsiye ederiz. Gül tatlısı kaldıysa sahurda da bir tane yemenize izin var elbette. Bu menüdeki malzemeleri ve daha bir çok ürünü indirimli almak için ben, market indirimlerini takip ediyorum.

Sohbet Konumuz

İlm-i Siyaset Nedir?

gül tatlısı
İlm-i Siyaset

Doğruyu söylemek iyi bir meziyettir. Ama her doğrunun söyleniş şeklini ve yerini de bilmek ayrı bir ilim gerektirir.

Zamanın birinde medreseden mezun olan bir delikanlıya hocası gitmemesi için teklifte bulunur. Bir yıl daha kalıp “İlm-i Siyaset öğrenmesinin onun yararına olacağını söyler. Ama delikanlı için hasretlik ağır basar ve hocasının teklifini reddeder.

Köyüne giderken bir Cuma saati namazını kılmak için yol üstünde köyün birine düşürür yolunu. Abdestini alır ve hocanın hutbesini dinlemeye koyulur. Hoca o kadar yanlış ve asılsız konuşur ki delikanlı dayanamaz ve hocaya çıkışır cemaatin ortasında.

Cemaat hocalarına laf söyleyen, hakaret eden bu yabancıyı öyle bir döver ki delikanlı neye uğradığını şaşırır. Dayağı yedikten sonra aklı başına gelir ve hocasının söylediklerine hak verir. Köyüne dönmeden doğru hocasına gider af diler.

Hocası ona “İlm-i Siyaset” de öğrettikten sonra gönül rahatlığıyla uğurlar onu. Köyüne giderken aynı köyden geçer özellikle. Namaz vaktini bekler ve hocanın vaazını sabırla dinler. Yalan yanlış kıldırdığı namazı imama uyarak kılar. En sonunda camiden cemaat dağılmadan önce minbere çıkar ve kendini tanıtır.

“Ey, cemaat!” der. “ Sizin bu hocanız var ya bu hocanız, o kadar mübarek bir zattır ki onun sakalından bir kıla sahip olan cennet kapısının anahtarını almış kadar olur!” diyerek cemaati hocanın üzerine salar.

Cemaat hocanın sakalını yolup onu paralarken delikanlı bohçasını alıp biran önce köyüne varmak için yollara düşer.

İşte İlm-i Siyaset bilmek bu kadar önemlidir. Gereken yerde gerektiği gibi ve gerektiği kadar konuşmak ve gereken sözleri söyleyebilmek sanatıdır. Asla yalan söylemeden ama doğru yerde konuşmaktır. Her doğrunun söylenmesi gereken mecra ve zaman farklıdır. Önemli olan bu zaman ve mecra olgularının farkında olmak ve buna göre konuşmaktır.

Herkes hangi doğruları nerede söyleyeceğini bilse ve konuşması gereken yerde susmasa dünya çok daha güzel bir yer olmaz mıydı? ” Zalimin zulmüne sessiz kalan dilsiz şeytandır” sözü düsturumuz olsa keşke. Haksızlık yapanları durduracak gücün kendi içimizde farkında olsak, ahir zaman yerine Saadet asrını yaşamak nasip olurdu bizlere belki de.

Bugün sizlere gül tatlısı ve kuymak tarifi verdik. Umarız bu güzel lezzetleri dener ve komşularınızla paylaşırsınız. Bugün çocuklarımız için saat kadar serbest dolaşım hakkı olduğunu da hatırlatıp öyle veda edelim sizlere. Sağlıcakla kalın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir